Bizimle iletişime geçin Email: info@conthealthme.com

Eğitim

Yüz yüze eğitimde öğrencilerin psikososyal ve akademik kayıplarının tespit edilmesi önerisi

Yayınlandı:

, Tarih:

Türk Eğitim Derneği Genel Başkanı Selçuk Pehlivanoğlu, 2021-2022 eğitim öğretim döneminin başlamasının ardından öğrencilerin psikososyal ve akademik kayıplarının tespit edilmesi önerisinde bulundu.

Pehlivanoğluyüz yüz eğitime ilişkin, AA muhabirine, eğitimden uzak kalmanın özellikle erken yaş grubunda bilgilerin çok hızlı kaybedilmesine yol açması nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya kalınacağını belirtti.

Özellikle ekonomik seviyesi yüksek olan aileler ile orta ve düşük gelirli ailelerin çocukları arasındaki uçurumun ciddi oranda arttığını ifade eden Pehlivanoğlu, artışın sadece uzaktan eğitimle alakalı olmadığını vurguladı.

Pehlivanoğlu, 15 yaşın altındakilere uzaktan eğitimin uygulanamayacağını dile getirerek, “Artık okulları kapalı tutma gibi bir lüksümüz yok. Aslında daha önce de böyle bir lüksümüz yoktu. Çünkü yerelden bir kararla bütün Türkiye’deki okulları kapatmak ve açmak doğru bir yönetişim sistemi değildi.” diye konuştu.

Telafi eğitiminin de göz önünde bulundurulacağı bir programın süratle oluşturulması ve bu kapsamda yönetim modelinin ortaya konulması gerektiğini söyleyen Pehlivanoğlu, şunları kaydetti:

“Yarın olabilecek yeni varyantlara göre de yönetim planımızı bütün dünyanın açıkladığı gibi açıklamak durumundayız. Çocuklarımız okula geldiği zaman psikososyal ve akademik kayıplarını tespit etmemiz gerekiyor. Çünkü isteğe bağlı telafi olmaz, telafi bütünsel olmak mecburiyetindedir. Özellikle düşük ekonomik gelirli ailelerin çocukları için de ayrıştırılmış eğitim yapmak mecburiyetindeyiz.”

“Veliye güvenli okulu hissettirelim”

Pehlivanoğlu, Türkiye’de Kovid-19 ile ilgili asılsız iddiaların ortaya atıldığına değinerek, “Lütfen artık kamuoyunda ‘Okullar açılmayacak’ diye bir cümleyi bile sarf etmeyelim. Veliye güvenli okulu hissettirelim. Evladı okula giderse yaşamsal bir sorun yaşamayacağıyla ilgili gerekli bilgileri verelim.” ifadesini kullandı.

Okullarda Kovid-19 ile ilgili bazı tedbirlerin alınması gerektiğini aktaran Pehlivanoğlu, “İleri kronik hastalığı olan öğretmen ve öğrencileri bir süre daha okuldan uzak tutup onlara evde eğitim vermemiz gerekiyor. İkincisi, eğitim çalışanlarının yüzde 60’ı, bunların arasındaki 40 yaş üstündekilerin ise yüzde 80’i iki doz aşı yapmış vaziyette. 15 yaş altını aşılayamayacağımız için hiçbir öğretmenin ve eğitim çalışanının, evlatlarımızı riske atma lüksü olamaz.” değerlendirmesinde bulundu.

Pehlivanoğlu, anayasada yer alan hak ve hürriyetler arasında devletin temel sorumluluğunun halk sağlığını korumak ilkesinin bulunduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

Okullarımızda eğitim çalışanlarının aşısını yaptırmasını veya kendisinin karşılayacağı şekilde haftada en az 2 gün PCR testinin sonucunu okul yönetimine bildirmesini şart haline getirmemiz gerekir. Çünkü evlatlarımızı korumak, velilerimizi de güven içinde çocuklarını okula yollayacak bir seviyeye getirmek mecburiyetindeyiz. Bununla ilgili vakit geçmeden gerekli düzenlemeleri ve açıklamaları yapmamız gerekir ki aşı yaptırmayanlar süratle aşılarını tamamlasınlar.

Kaynak: https://www.aa.com.tr/tr/egitim/yuz-yuze-egitimde-ogrencilerin-psikososyal-ve-akademik-kayiplarinin-tespit-edilmesi-onerisi/2332175

Eğitimden Haber, eğitim camiasının en yeni ve modern haber kanalıdır. Eğitim hakkında tüm gelişmeler egitimden.com'da. Takipte kalın!

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim

Uzmanlardan Yarı Yıl Tatilini Verimli Geçirme Önerileri

Prof. Dr. Selçuk Hünerli, yarı yıl tatilinde de teknolojik araçlarla geçirilen zamanın ödül, ceza aracı ya da çocuk bakıcısı olarak kullanılmaması gerektiğini bildirdi.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

Uzmanlardan Yarı Yıl Tatilini Verimli Geçirme Önerileri

İstanbul

İstanbul Üniversitesi (İÜ) – Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Selçuk Hünerli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, uzaktan eğitimin ardından yüz yüze eğitime geçilen dönemi geride bırakan öğrencilerin dinlenmesinin, onların hem zihinsel hem de fiziksel sağlıkları açısından önemli olduğunu söyledi. Öğrencilerin tatil döneminde pandeminin ilk başlarında uzaktan eğitim sırasında alıştıkları telefon, tablet ya da bilgisayarlarında zaman geçirmeyi ve eğlenmeyi tercih edeceklerini belirten Hünerli, “Bu araçlarda oynanan oyunların çekiciliği, özellikle çevrim içi oynanan oyunlarda arkadaşlarıyla beraber olabilme, yüz yüze eğitim sırasında bu ortamlardan uzak kaldıkları için yaşadıkları özlem, öğrencileri tatillerinin tamamını sayısal oyunlar oynayarak geçirmeye yönlendirmektedir.” dedi.

Teknolojik araçların çocuk gelişimine olumsuz etkilerine dikkati çeken Prof. Dr. Hünerli, şunları dile getirdi:

“Çocukların beyinlerinin bu ortamlarda yoğun ve yapay uyarıma uyum sağlamasını, halen gelişmekte olan bilişsel sürece sahip bir çocuktan ekran süresini yönetmesini beklemek de gerçekçi değildir. Saniyede 25, 30 ya da 60 kare geçen ve titreşim oranları yüksek ekrana yetişme hızında olmayan çocukların beyinleri, normal hayatın da bu hızda aktığını düşünerek hareketlerini o hıza uydurmaya çalışacaktır. Bu durum durağan şeylere odaklanamama ve gerçek hayattaki akışı takip edememe gibi sorunların ortaya çıkmasına neden olabilir.”

“Ebeveynlerin ekran sürelerini yönetebilmeleri gerekmektedir”

Çocuk beyninin yetişkinler gibi gerekli bağlantıları oluşturamayacağını ve kopuk, kesik dikkat aralıkları geliştirebileceğini ifade eden Prof. Dr. Hünerli, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Her çocukta aynı olmamakla birlikte günde 2 ya da 4 saatten fazla televizyon izleyen çocukların etkilenen beyinlerinde kurdukları bağlantılar tembelleşir ve televizyonun olumsuz etkisiyle tek bir konuda odaklanmakta zorlanarak dikkat sürekliliğini kaybedebilirler. Ayrıca duruş bozuklukları, görme sorunları ve obeziteyi de bu sorunlar arasında saymak gerekir. Uzun süreli ekran karşısında kalmak çocukların çevreye ilgisini kaybettirebilir, etraftakilerden uzaklaşabilir, izlediği her şeyi gerçekmiş gibi kabul edip, yanlış tutumlar sergileyebilir, düşünme ve yorum yapabilme yeteneklerini yitirebilir, yanlış ifadeleri ve argo sözcükleri benimseyip kullanabilir.”

“Teknolojik araçlar ödül-ceza aracı olarak kullanılmamalı”

Prof. Dr. Hünerli, Amerikan Pediatri Akademisinin 0-2 yaş çocukların herhangi bir teknolojik ürüne maruz bırakılmamaları gerektiğini, 3-6 yaş çocukların günde 20 dakikadan fazla, 6-12 yaş çocukların bir seferde 20 dakikadan fazla olmamak şartıyla günde 1 saat, 12-18 yaş grubunun ise en fazla 2 saat ekran karşısında kalmasını uygun bulduğunu aktardı. Hünerli, bu sürede çocuğun mobil araçlarla neler yaptığının kontrol edilmesinin ve tek başına olmamasının da önemine işaret etti.

“Teknolojik araçlarla geçirilen zamanın ödül, ceza aracı ya da çocuk bakıcısı olarak kullanılmaması gerekir.” diyen Prof. Dr. Hünerli, “Bu aygıtların çocukların bütün boş zamanını doldurmasına izin verilmemelidir. Ekran karşısında yemek yemeye izin vermemeli, mümkünse bütün aile birlikte yemek yemelidir. Televizyon ya da dijital yayın platformlarında belirlenmiş program bittiğinde kapatılmalıdır ve ortamdan uzaklaşması sağlanmalıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

Ebeveynler ve öğretmenlerin, her şeyden önce çocuklara rol model olduklarını ve gereken durumlarda kendi alışkanlıklarını, çocuklarının gelişimlerine bağlı olarak düzenlemeleri gerektiğini öneren Prof. Dr. Hünerli, çocuklarla kaliteli zaman harcayarak verimli bir tatil dönemi geçirmenin zor olmadığını sözlerine ekledi.

“Akranlarıyla buluşturun”

İÜ – Cerrahpaşa Temel Eğitim Bölümü Sınıf Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Muhammet Baştuğ, pandeminin etkisinin yoğun olduğu bu dönemin oldukça zor geçtiğini belirtti. Öğrencilerin yarıyıl tatilinin verimli geçmesi için önerilerde bulunan Baştuğ, şunları kaydetti:

“Hangi yaşta olursa olsun çocukların kendisini en rahat hissettiği, ifade ettiği ve gelişme fırsatını bulduğu yer akranlarıdır. Bundan dolayı çocukların akranlarıyla zaman geçirebileceği ortamları geliştirmek gerekir. Çocuklar için en değerli olan akranlarıdır, arkadaşlarıdır. Onları en değerli olanlarıyla buluşturun. Birlikte yürüyüş yapma, oyun oynama, yemek hazırlama, film izleme, sohbet etme gibi etkileşimi yüksek basit etkinlikler yapılarak ebeveyn-çocuk etkileşimi artırılabilir. Eve ve ekrana bağımlı çocuklar artıyor. Bundan dolayı onların evden çıkması, sokaklarda, doğada bazı etkinlikler yapması sağlanmalıdır. Özellikle doğa çocukların yetişkinlerle iletişim kurmasını kolaylaştırır.”

“Çocukların okuma ilgilerini keşfedin”

Prof. Dr. Baştuğ, öğrencilerin kendilerine bir okuma listesi oluşturması ve tatilde her gün okumaya zaman ayırması gerektiğini vurguladı. Çocukların ilgilerini çekmeyen kitapları okumaya motive olamayacaklarının altını çizen Baştuğ, “Çocukların okuma ilgilerini keşfetmelerini sağlayın ve onları ilgi alanlarındaki kitaplarla buluşturun. Başlangıç düzeyinde okuyucu olan öğrenciler için tek başına kitap okumak sıkıcı gelebilir. Bundan dolayı ebeveynlerle etkileşimli okuma ortamları ve zamanları oluşturmak önemli.” dedi.

Sınava hazırlanan öğrencilerin ise ağır akademik stresten kaçmak için çalışmaya ara vermesinin sıkıntı yaratabileceğinin altını çizen Baştuğ, şunları söyledi:

“Bu durum onların çalışma ve öğrenme düzenlerinin bozulmasına ve performans kayıplarına neden olabileceği için yarıyıl tatili sınav açısından tehlikeli olabilir. Diğer taraftan bazı öğrenciler, yarıyıl tatilindeki fazla zamanda hem öğrenme hem de dinlenme dengesini kurabilecekleri için sınavlar açısından kendilerine bir fırsat yaratabilirler. Sınava hazırlanan öğrencilerin yarıyıl tatilinde kısa tekrarlar, alıştırmalar ve okuma etkinlikleri ile öğrenmeyi sürdürmeleri yararlı olacaktır.”

“Çocuklar yarı yıl tatilinde de yabancı dille zaman geçirmeli”

İÜ- Cerrahpaşa Hasan Ali Yücel Eğitim Fakültesi İngiliz Dili Eğitimi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Yabancı Diller Yüksekokulu Müdür Yardımcısı Doç. Dr. Tuncer Can, çocukların yarı yıl tatilinde yabancı dille zaman geçirmesinin yararına işaret etti. Dilsel etkileşimin yararlarından bahseden Doç. Dr. Can, “Yabancı dili akıcı bir biçimde, örnek olabilecek düzeyde ve bunu sürekli yapacak yabancı dili iyi bilen ve konuşan bir kişi çevresinde bulunmadığı sürece çocuğun yabancı dili edinmesine olanak yoktur.” dedi.

Doç. Dr. Can, çocukların yarı yıl tatilinde yabancıl dille ilgili neler yapabileceklerine ilişkin şu tavsiyelerde bulundu:

“Çocuklar, yabancı dilde öyküler, masallar ve çocuk kitapları okuyabilir, yabancı dilde şarkılar öğrenebilir ve ailesiyle söyleyebilir. Çocuklarla yabancı dilde oyunlar oynanabilir, bu oyunlar yabancı dilde bilgisayar oyunları da olabilir. Her gün bir yabancı cümle öğrenip ailesiyle paylaşabilir. Çocuklar kendi anadillerinde izledikleri çizgi filmleri, yabancı dilde de izleyebilir. TV’deki dil seçeneği yabancı dile ayarlanabilir. Bilgisayar, tablet ve telefon gibi teknolojik aletler yabancı dilde kullanılabilir. Çocuklar, tatillerinde günlük yabancı dilde video bloglar (vlog) hazırlayabilir, bunlar ailece izlenebilir ve okuldaki öğretmenlerle paylaşılabilir. Üç boyutlu oyun motorlarında/animasyon uygulamalarında senaryolar yazıp avatarlar kullanarak kısa videolar üretebilir. Çocuklara mobil teknolojilerle erişilen yabancı dil uygulamaları önerilebilir, bunlar tatil boyunca her gün kullanılarak belli bir düzeyi atlaması istenebilir.”

Kaynak: Anadolu Ajansı

Okumaya Devam Edin

Eğitim

Karabük’te Öğrenciler Kediler İçin Atık Malzemelerden 50 Yuva Yaptı

Karabük’te Yenice Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencileri, sokak hayvanlarını soğuktan korumak için atık malzemelerden 50 kedi evi üretti.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

Karabük'te Öğrenciler Kediler İçin Atık Malzemelerden 50 Yuva Yaptı

Karabük

Sıfır Atık Projesi kapsamında yapılan kedi evleri, Karabük Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde düzenlenen etkinlikle sosyal yaşam merkezlerine ve okullara dağıtıldı.

Vali Yardımcısı Muhammed Akın, gazetecilere, İçişleri Bakanlığı genelgesi ve Vali Fuat Gürel’in talimatıyla sokak hayvanlarının korunmasına yönelik kurul oluşturulduğunu söyledi.

Çalışmalar sonucunda 50 kedi evi yapıldığını anlatan Akın, “Karabük adına üstümüze düşen görevi yaptığımıza inanıyoruz. Valilik, İl Özel İdaresi ve kamu kurumları olarak mama desteği vereceğiz. Bu zor hava koşullarında onları yalnız bırakmamış olacağız. Aynı çalışmalarımız, sokak hayvanlarının hepsini kapsayacak şekilde olacak.” diye konuştu.

Etkinliğe, Karabük Belediye Başkan Yardımcısı Seher Berker, İl Milli Eğitim Müdürü Nevzat Akbaş, İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Erdal Üngören, okul müdürleri, öğretmenler ve muhtarlar katıldı.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Okumaya Devam Edin

Eğitim

Yalovalı Öğrenciler İş Garantili Meslek Lisesinde Eğitim Görmenin Ayrıcalığını Yaşıyor

Yalova Makine ihtisas OSB ile imzalanan protokol kapsamında eğitim gören Şehit Sercan Yazar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencileri, geleceğe daha emin adımlarla hazırlanıyor.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

Yalovalı Öğrenciler İş Garantili Meslek Lisesinde Eğitim Görmenin Ayrıcalığını Yaşıyor

Yalova

Yalova Valisi Muammer Erol, iş garantili lise olarak eğitim veren Şehit Sercan Yazar Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesini ziyaret ederek yetkililerden bilgi aldı.

İl Milli Eğitim Müdürü Abdulaziz Yeniyol ve Yalova Makine İhtisas OSB Başkanı Direnç Özdemir’in de katıldığı ziyarette, okul müdürü Fatih Olğun okulda yenilenen bölümler ile atölyeleri gezdirdi.

Öğrencilerle bir araya gelen Vali Erol, ara elemanın önemine dikkati çekerek, mesleki eğitimde örnek olacak okulun çalışmalarına sonuna kadar destek olduklarını söyledi.

Erol, şu değerlendirmede bulundu:

“Bu en az cephede askerlik görevi yapmak kadar kutsal bir iş. Asker nöbetini tutacak, sizler daha yüksek katma değerli ürünler üretileceksiniz. Siz de umduğunuzdan daha çok şey elde edeceksiniz. Çünkü her birimizin elinde dünyanın neresine giderseniz gidin sizi aranan bir eleman olarak herhangi bir yerde çok kolay istihdam edecek bir altın bilezik olacak.

Öncelikle memleketimize, milletimize hizmet etmenizi sağlamak. Onun da altyapısını sanayicimiz, devletimizin de desteğiyle yeni, yüksek teknolojiyle donatılmış tam da sizlere ihtiyaç bulunan tesisler yapıyorlar. Yalova’mızda örnek olmasını çalıştığımız ciddi bir Makine İhtisas OSB faaliyeti var. En geç 2-3 yıl içinde sizlerin çalışabileceğiniz iş alanları oluşmuş olacak. İnşallah çalışıyor olduğunuzu da göreceğiz.”

İl Milli Eğitim Müdürü Yeniyol, lise öğrencilerinin çok şanslı olduğunu belirterek, “Mesleki eğitim merkezleri üzerinden 6-7-8 ay geçtikten sonra garanti istihdam sözü alınıyor tabii. Sizler bu lise yaşı çağında bu imkana sahipsiniz. Çok büyük bir nimet.” dedi.

Yalova Makine İhtisas OSB Başkanı Özdemir de nitelikli elaman yetiştirmek için “Yeni Nesil Meslek Lisesi” sloganıyla okulda modernizasyon yaptıklarını dile getirdi.

Mezun öğrencilerin OSB’deki fabrikalarda istihdam edileceğini kaydeden Özdemir, “Meslek lisemizde bir eğitim programı içindeyiz. Yapılan protokol çerçevesinde iş garantili mesleki eğitimin Türkiye’deki örnek uygulamalarından birisini burada gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Bu kapsamda Yalın Enstitümüzle, kurmuş olduğumuz Yalın Model Fabrika modeliyle öğrenci kardeşlerimize bu sanayinin, gerçek üretimin piyasadaki ihtiyacı doğrultusunda burada pratik eğitimler kazandırılıyor.” sözlerine yer verdi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Okumaya Devam Edin

Popüler