Bizimle iletişime geçin

Eğitim

YÖK Başkanı Özvar: Bulunduğu Şehir İle Kucaklaşamayan Üniversitelerin İstenen Başarı Düzeyine Ulaşması Güçtür

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, bulunduğu şehirle kucaklaşamayan üniversitelerin istenen gelişmişlik ve başarı düzeyine ulaşmasının oldukça güç olduğunu belirtti.

Yayınlandı:

, Tarih:

YÖK Başkanı Özvar: Bulunduğu Şehir İle Kucaklaşamayan Üniversitelerin İstenen Başarı Düzeyine Ulaşması Güçtür

Ardahan

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Ardahan Üniversitesi (ARÜ) Aşık Şenlik Kültür Merkezi’nin açılışında yaptığı konuşmada, Türk edebiyatının ünlü halk şairi Aşık Şenlik’in diyarı Ardahan’da bulunmaktan dolayı bahtiyar olduğunu söyledi.

Kültür merkezinin Aşık Şenlik’in yiğitliği ve bilgeliğinin yaşatılmasında önemli katkılar sağlayacağına inandığını belirten Özvar, şöyle konuştu:

“Sizlerle birlikte olmanın teması olarak şehir ve üniversiteyi seçtim. Şehir, insanların kitle halinde toplandıkları mekanlardır. Düzen ve dengenin oluşmadığı şehirlerde sosyal ve ekonomik sorunlar kaçınılmazdır. İşsizlik, hırsızlık, terör, uyuşturucu ve salgın hastalıklar bu tür şehirlerin belirgin özellikleridir. Üniversite ise şehrin ileri düzeyde bilginlerinin bulunduğu, toplumsal düzen ve denge araçlarının üst düzeyde arandığı ve araştırıldığı kutsal mekanlardır. Çünkü üniversitelerde insanlığın refahı ve mutluluğundan başka bir şey konuşulmaz.”

Üniversitelerin çağ ve toplumun ruhuna uygun misyon üstlendiğini aktaran Özvar, içinde bulundukları sürecin dünyada dengelerin yeniden kurulduğu dönem olduğunu anlattı.

“Üniversitelerin kampüste kabuğuna çekilmesini istemiyoruz”

Özvar, bu kritik periyotta üniversitelere oldukça yüksek düzeyde misyon yüklediklerini ifade ederek, misyonlarının yanı sıra kuruldukları bölgelere katkılarından bahsetti.

Üniversiteden öncelikle şehrin sosyal ve kültürel yapısı ile ekonomisini canlandırmasını beklediklerini dile getiren Özvar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Üniversite kampüste kendi kabuğuna çekilmiş, şehir ile irtibatı olmayan bir kurum değildir. En azından biz üniversitelerimizin bu durumda olmasını istemiyoruz. Üniversitenin sağladığı istihdam, satın aldığı mal ve hizmetler, öğrencilerin, çalışanların ve ziyaretçilerin harcamaları şehrin ekonomisine önemli katkılar sağlamaktadır. Diğer taraftan, şehirdeki ticaret ve iş dünyasının üniversite ile yapacağı iş birlikleri de üniversitedeki bilimsel potansiyelin, sanayiye ve ticarete aktarılarak ekonomik değere dönüşmesine katkı sağlamalıdır.”

Özvar, üniversitenin şehrin sosyal ve kültürel gelişimine de öncülük ve rehberlik etmesini beklediğinin altını çizerek, şöyle devam etti:

“Üniversite ya da sürekli eğitim merkezleri tarafından şehir halkına sunulan hizmetler şehri ve halkı dinamik hale getirmelidir. Hayat boyu öğrenme kapsamında fertlerin mevcut mesleki yetkinliklerini daha ileri seviyeye taşımaları için sertifikalı kurslar düzenlemeli, meslek yüksekokulları kanalıyla sertifikaya dayalı meslek kursları düzenlemeli kişilerin hem meslek sahibi olma hem de iş bulma imkanlarını artırmalıdır. Bu bölgede ihmal edilebilecek her bir gencimizin bizim için bir kayıp olduğunun farkında olmamız gerekir. Lisede okuyan öğrencilere, üniversiteye hazırlanan öğrencilere ve işsiz olan gençlerimize yönelik üniversitenin mutlaka en az bir projesinin olması gerektiği kanaatindeyim.”

“Yenilikler peşinde olmalarını beklemekteyim”

Türkiye’de 2008 yılı itibarıyla Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın özel hassasiyetiyle üniversitesi bulunmayan ilin kalmadığına işaret eden Özvar, farklı şehir ve kültürlerden üniversiteye gelen öğrencilerin ve üniversite personelinin, gittikleri şehirlere sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan önemli katkı sağlamasını beklediklerini belirtti.

Farklı bölgelerden gelen öğrencilerin, bölgelerarası sosyo-ekonomik entegrasyonu sağlamalarının da beklendiğine dikkati çeken Özvar, şunları kaydetti:

“Bulunduğu şehir ile kucaklaşamayan üniversitelerin, istenen gelişmişlik ve başarı düzeyine ulaşması oldukça güçtür. Üniversitemizde yapılacak lisansüstü çalışmalarda, öncelikle şehrin ekonomik ve sosyal sorunlarının araştırılmasını, sanayici ve tüccarlarımıza yol gösterici akademik araştırmalar yapılmasını, kamu hizmeti veren devletin diğer kurumlarının hizmet kalitesini artırmak amacıyla yenilikler peşinde olmalarını beklemekteyim. Ardahan ilinde nüfusun ortalama üçte ikisinin kırsalda yaşaması, ticaret merkezlerine olan uzaklık ve coğrafi etkenlerden dolayı tarım ve hayvancılığın il ekonomisinde önemli bir paya sahip olduğunu görmekteyiz. Şehrimizin dışarıya göç vermesini bir şekilde üniversitemizin diğer paydaşlar ile birlikte geliştirdiği projelerle durdurmak gerekiyor.”

Kültür merkezi girişinde üniversite öğrencilerinin halk oyunları gösterisiyle karşılanan Özvar, kurdele keserek açılışı yaptı.

Üniversitedeki birimleri gezen Özvar, Ardahan Valisi Hüseyin Öner’i de makamında ziyaret etti.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim

İzmir’de Fabrika Gibi Okul: Cirosu 1 milyon TL’ye Yaklaştı

İzmir Bergama Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin ürettiği mobilyalar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Kütüphanesiz Okul Kalmasın’ kampanyası kapsamında ihtiyaçları doğrultusunda 6 ilçede bulunan 99 okula gönderilirken, okulun cirosu ise neredeyse 1 milyon TL’yi buldu.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

İzmir'de Fabrika Gibi Okul: Cirosu 1 milyon TL'ye Yaklaştı

İzmir Bergama Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenim gören 46 öğrenci, iki atölyede 4 öğretmenin de desteği ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Kütüphanesiz Okul Kalmasın’ kampanyası kapsamında çalışmalar gerçekleştirdi. Öğrenciler tarafından yapılan dolap, raf, masa ve satranç masaları okul yönetimi tarafından kütüphane malzemesine ihtiyaç duyulan Menemen, Foça, Aliağa, Dikili, Kınık ve Bergama’da bulunan toplamda 99 okula gönderildi. Okulun cirosu ise neredeyse 1 milyon TL.

“Toplam ciromuz 985 bin 595 bin lira”

Organize sanayi bölgelerinde ihtiyaç duyulan nitelikteki elemanları, okullarında eğitim vererek ve onları geliştirerek işletmelere yerleştirme görevleri olduğunu belirten Bergama Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Ayhan Kuzu, “6 ilçede bakanlığımızın yapmış olduğu ‘Kütüphanesiz Okul Kalmasın’ projesi kapsamında 99 okula kütüphane malzemeleri yaptık. Kütüphane malzemeleri haricinde bunların laminat parkelerin döşenmesi, perdelerin hazırlanması ve boyası badanası gerçekleştirildi. Toplam ciromuz 985 bin 595 bin lira. Nerdeyse 1 milyon liraya yakın bir rakam. Yaşadığımız bölgeden aldığımız malzemelere 425 bin lira gibi bir rakamda ödemelerde bulunduk. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz bunlardan bir gelir elde etti. Bu tabii öğrencilerimizi çok mutlu etti. Emeklerinin karşılıklarını aldılar. Arkadaşlarımız kütüphane haricinde özel eğitim sınıfları, karavan imalatı, hamaktan oturma gruplarına varana kadar değişik üretimler yapıyor” dedi.

“Okulumuz konsorsiyum lideri gibi”

Okulun bünyesinde bilişim ve metal işleri bölümlerinin de bulunduğunu ifade eden Kuzu, “Veri kurtarma, bilgisayar arızalarını giderme, mobil cihazlardaki kaybolan verilerin geri çağrılması gibi işler de yapmaktayız. Metal işleri bölümünde ise sandalye ve masa yapımı ürünlerimizin arasında. Döner sermaye işletmesi olan okulumuz hem ülke ekonomisine katkı veriyor hem de yöre esnafı ile makine parkını ortak kullanıyoruz. Meslek liseleri şu anda bir adım daha öne geçerek bakanlığımızın organize sanayi bölgeleri ile yapmış olduğu iş birliği çerçevesinde okulumuz, Bergama Organize Sanayi Bölgesi İtibar Bürosu oldu. Organize sanayi bölgelerinde ihtiyaç duyulan nitelikte eleman ihtiyaçlarının karşılanmasında okulumuz konsorsiyum lideri gibi. Bölgemize bulunan meslek liselerinden mezun öğrencileri, aranılan nitelikteki elemanları haline getirerek, onlara eğitim vererek işletmelere yerleştirme görevimiz var. Bu da tabi bize büyük bir mutluluk veriyor. Mezunlarımızın yüzde 90’ına yakını kendi meslek dallarında işe giriyorlar. Devletimizin yapmış olduğu mesleki eğitime harcama karşılık bulmuş oluyor” diye konuştu.

46 öğrenci ve 4 öğretmen 99 okula yetişti

Öğrenciler tarafından güncel tasarımlar ile üretilen kütüphane malzemeleri büyük bir beğeni kazanırken, öğrenciler ürettikleri mobilyaların montaj işlemlerini de kendileri gerçekleştirdi. Proje kapsamındaki 99 okulda yaptıkları işlemleri anlatan Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölüm Şefi Mustafa Başoğlu, “Bu okulların laminat parkesi, boyası ve perde malzemelerini tamamlayarak her okula birer kütüphane oluşturduk. Sadece merkezi okullar değil Bergama’nın en ücra köyüne bile, Kınık’ta, Foça’da, Dikili’de, Menemen’de bize düşen okulların kütüphanelerinin montajlarını yaparak yerlerine ulaştırdık. 9, 10 ve 11. sınıflarımızdan toplam 46 öğrenci ve onlara yardım eden 4 öğretmen ile birlikte bu projeyi tamamladık” dedi.
Öğrenciler de ilk hedeflerinin üniversite bitirmek olduğunu ifade ederek eğitim hayatlarının ardından kendi mesleki alanlarında ticaretle uğraşmak istediklerini dile getirdi.

Kaynak: İHA

Okumaya Devam Edin

Eğitim

Azerbaycanlı 680 Öğrenci, Türkçe Yeterlilik Sınavı’na Katıldı

Yunus Emre Enstitüsünün (YEE) Bakü’de düzenlediği Türkçe Yeterlilik Sınavı’na (TYS) 680 aday katıldı.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

Azerbaycanlı 680 Öğrenci, Türkçe Yeterlilik Sınavı'na Katıldı

Bakü

YEE‘nin 36 ülke ve 40 merkezde eş zamanlı gerçekleştirdiği TYS, Azerbaycan‘da Bakü Türk Anadolu Lisesinde yapıldı.

Bakü YEE’den yapılan açıklamada, yılın ilk sınavına rekor katılımın önceki yıllarda olduğu gibi Azerbaycan’da gerçekleştiği belirtildi.

Açıklamada, sınava 680 Azerbaycanlı öğrencinin katıldığı bildirildi.

Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı da sınavın yapıldığı liseye gelerek öğrencilerle sohbet etti.

Büyükelçi Bağcı, görme engelli Nezrin Aliyeva’ya “hangi üniversitede ve nerede okuyacağını” sordu. Aliyeva da “Hacettepe Üniversitesinde psikoloji bölümünde” okumak istediğini söyledi.

Bağcı, Aliyeva’yı kutladı ve başarı diledi.

Sınav sonuçlarını takip edeceğini belirten Bağcı, üniversitelere yerleştikten sonra da öğrencilerle ilgileneceğini ifade ederek başarı temennisinde bulundu.

Farklı kültür sanat etkinliklerinin yanında eğitim alanında da önemli adımlar atan Enstitü, Türkiye’de okumak, çalışmak ve Türkçe dil yeterliğini belgelendirmek isteyen adaylar için büyük fırsat sunuyor.

Özellikle üniversitelerin çevrim içi derslere başlayacağı bu dönemde Türkçe sertifikalarını bulundukları ülkelerden alabilecek olmaları adaylara ayrıca avantaj sağlıyor.

TYS ile Türkçenin uluslararası ölçekte standart bir sınava kavuşması ve yurt dışından öğrenci kabulünü kolaylaştıran politikalara destek olunması amaçlanıyor.

Sınavda adaylara okuma, dinleme, yazma ve konuşma alanında sorular yöneltiliyor. Bu alanlarda başarılı olanlar Türkçe Yeterlik Belgesi’ne sahip oluyor ve Türkiye’de herhangi bir üniversitede eğitim alma hakkı kazandıklarında Türkçe hazırlık sınıfı okumaktan muaf tutuluyor.

Kaynak: Anadolu Ajnası

Okumaya Devam Edin

Eğitim

Bakan Özer’den Tüm Öğretmenlere Başarı Belgesi

Milli Eğitim Bakanı Özer, tüm öğretmenler ve idari personele, okulların yüz yüze eğitime devam etmesindeki kararlı duruşları, sorumlulukları paylaşmaları ve emekleri nedeniyle teşekkür etmek için başarı belgesi düzenleyerek ilettiklerini bildirdi.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

Bakan Özer'den Tüm Öğretmenlere Başarı Belgesi

Ankara

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, yaptığı yazılı açıklamada, yaklaşık bir buçuk yıllık uzaktan eğitimden sonra tüm sınıf seviyelerinde haftada beş gün yüz yüze eğitime geçebilmek için kararlı adımlar ve kurallara titizlikle riayetin gerektiğine işaret etti.

Bakan Özer, açıklamasında şunları kaydetti:

“Öğretmenlerimiz öğrencilerini; öğrencilerimiz okullarını ve arkadaşlarını özlediler. Büyük bir kavuşma gerçekleşti. Geliştirdiğimiz sistem ile süreci tüm paydaşlarımızla başarılı bir şekilde yönettik. Bu sürecin en büyük kahramanları öğretmenlerimiz oldu. Maskelerle ders anlattılar. Ayrıca öğretmenlerimizin aşılanma oranları, ülkemizdeki ortalama oranların çok üzerinde seyrettiği gibi Kıta Avrupası’ndaki çoğu ülke öğretmenlerinin aşılanma oranlarının da üzerine çıktı. Bu süreçte öğretmenlerimiz, okullarda kuralların uygulanmasında da çok titiz davrandılar. Ayrıca idari personelimiz de sürece çok önemli katkıda bulundu. Hep birlikte topluma salgın ortamında en güvenli ortamın okullar olduğunu, okulların en son kapanacak yerler olduğunu göstermekten büyük mutluluk duyuyoruz.

Bakanlık olarak tüm öğretmenlerimiz ve idari personelimize okullarımızın yüz yüze eğitime devam etmesindeki kararlı duruşları, sorumlulukları paylaşmaları ve emekleri nedeniyle teşekkür etmek için başarı belgesi düzenleyerek ilettik. Tüm çalışma arkadaşlarımı kutluyorum.”

Kaynak: AnadoluAjansı

Okumaya Devam Edin

Popüler