Bizimle iletişime geçin

Gündem

Bakan Özer, Türkiye-Afrik Ortaklık Zirvesi’nde Mevkidaşları İle Bir Araya Geldi

3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi kapsamında Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Afrika ülkelerindeki mevkidaşları ile birlikte gerçekleştirilen oturumlara katıldı

Yayınlandı:

, Tarih:

Bakan Özer, Türkiye-Afrik Ortaklık Zirvesi'nde Mevkidaşları İle Bir Araya Geldi

3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi, ikinci gününde düzenlenen eş zamanlı oturumlarla devam ediyor. 

“Birlikte Kalkınma ve Refah için Güçlendirilmiş Ortaklık” temasıyla İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen  ve eğitim anlaşmalarının imzalanacağı zirvede Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer ve Afrika ülkelerindeki mevkidaşlarının katılımıyla eğitim bakanları oturumu gerçekleştirdi. 

3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi’nde konuşan Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Afrika ülkeleri ile eğitime yönelik iş birliklerinin ortak bir gelecek tasarımı için ülkelere verimli ve sağlam bir zemin hazırlayacağını öngördüklerini belirterek “Bu iş birliklerimizin yasal bir düzlemde ilerlemesi ve süreklilik arz etmesi için ülkelerimiz arasında ahdi bir zeminin oluşturulmasına her zaman öncelik vermekteyiz. Afrika Açılım Politikamızın yansıması olarak 40 Afrika ülkesi ile ülkemiz arasında hâlihazırda toplam 82 anlaşma imzalanmış olup 22 ülkeyle de müzakerelere devam edilmektedir.” dedi.

 Özer, 3. Türkiye-Afrika Ortaklık Zirvesi kapsamında düzenlenen eğitim bakanları oturumundaki konuşmasında burada yapacakları çalışmaların, dostane ilişkilerine güç katacağına ve gelecek iş birlikleri için verimli bir zemin oluşturacağına inandığını dile getirdi. Millet olarak Afrika ile dostluk ve kardeşlik bağlarının yüzlerce yıllık bir tarihe dayandığına işaret eden Özer, ülke olarak arzularının engin tarihi tecrübelerini, toplumsal, siyasal ve kültürel birikimlerini, sahip oldukları imkân ve kaynaklar çerçevesinde Afrika ülkeleriyle karşılıklı fayda temelinde paylaşmaya devam etmek olduğunu ifade etti.

Bakan Özer, “Afrika Yılı” olarak ilan edilen 2005’ten itibaren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın öncülüğünde büyük bir derinlik ve ivme kazanan Afrika Açılım Politikası’nın ilişkileri 21’inci yüzyılın gerçekleriyle uyumlu yeni bir döneme taşıdığını belirtti.

 Özer; bu kapsamda kalkınma ortaklığından siyasi diyalog mekanizmalarına, eğitim ve kültür faaliyetlerinden ekonomik iş birliğine, ticaret hacminden yatırımlara ve ulaştırma altyapılarına kadar birçok alanda birlikte büyük ilerlemeler kaydettiklerine inandığını dile getirdi. Ülkelerde sosyoekonomik kalkınmanın sağlanması, refah ve huzur ortamına süreklilik kazandırılması bakımından eğitimin sahip oldukları en önemli enstrümanların başında geldiğinin altını çizen Özer, “Hedefimiz, gençlerimizi 21. yüzyıl becerileriyle donatarak hayatın her alanında başarılı, erdemli, ahlaklı ve iyi bireyler olarak yetiştirmektir.

Hedefimiz, ülkelerimizi kalkındırmak ve genç nesillere yaşanabilir daha adil bir dünya bırakabilmektir. Bu düşünce doğrultusunda Afrika ülkeleriyle birlikte meydana getirilen iş birliklerinde eğitime her zaman öncelik verilmesine özen gösterdik. Eğitime yönelik iş birliklerimizin ortak bir gelecek tasarımı için ülkelerimize verimli ve sağlam bir zemin hazırlayacağını öngörüyoruz. Bu iş birliklerimizin yasal bir düzlemde ilerlemesi ve süreklilik arz etmesi için ülkelerimiz arasında ahdi bir zeminin oluşturulmasına her zaman öncelik vermekteyiz.

Afrika Açılım Politikamızın yansıması olarak 40 Afrika ülkesi ile ülkemiz arasında hâlihazırda toplam 82 anlaşma imzalanmış olup 22 ülkeyle de müzakerelere devam edilmektedir.” diye konuştu. 

Afrika Açılım Politikası’nın eğitim alanına yansımalarıMillî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, Afrika Açılım Politikası’nın eğitim alanına yansımalarından birinin Bakanlıklarının yurt dışı teşkilatının kıta genelinde yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar olduğunu belirterek şunları kaydetti: “Mevcut durumda 14 Afrika ülkesinde eğitim alanına yönelik yurt dışı temsilciliğimiz bulunmaktadır. Bunlardan şu an 3’ü aktif hâldedir. Diğerlerini de kısa bir süre içerisinde aktif hâle getirmeye çalışıyoruz. Bu temsilciliklerimizin sayısının artmasını önemsiyoruz.

Bu sayının artırılması için gerekli çalışmaları da aktif bir şekilde sürdürmekteyiz. Bakanlığımızın uluslararası alanda önemli çalışmalarından biri de ülkemizde faaliyet gösteren ve kendine özgü eğitim müfredatıyla dünyaya model olan uluslararası Anadolu İmam Hatip Liseleridir. Bu liselerimizde dünyanın pek çok ülkesinden öğrenciler fen ve sosyal bilimler ile temel İslam bilimleri sentezinde eğitim almaktadır. Bu liselerimiz, Müslüman ülkeler ile Müslüman toplumların din eğitimi, din hizmetleri ve diğer meslek alanlarında ihtiyaç duyulan nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sağlamaktadır.

2010’dan bugüne kadar 401 Afrikalı öğrencimizi bu liselerimizden mezun etmenin mutluluğunu taşıyoruz. 2021-2022 eğitim öğretim yılında ise 42 Afrika ülkesinden toplam 501 öğrencimiz hâlihazırda bu liselerimizde eğitim almaktadır. Bu sayı, yaklaşık olarak toplam liselerdeki uluslararası öğrenci sayımızın 3’te 1’ine tekabül etmektedir. Afrika ülkelerindeki gençlerimizin bu liselerimize olan yüksek rağbeti bizi Millî Eğitim Bakanlığı olarak ayrıca memnun etmektedir.”

Özer, ülkeler arasındaki bir diğer önemli iş birliği alanının da yükseköğretim olduğuna işaret ederek “Ülkemiz, bu alanda Afrikalı öğrencilerimiz için adeta bir cazibe merkezi durumundadır. Ülkemiz yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören her 100 yabancı uyruklu öğrenciden yaklaşık 16’sı Afrika ülkelerinden gelmektedir. Yükseköğretim alanında araştırma, dil eğitimi, lisans, yüksek lisans ve doktora programlarında olmak üzere 51 Afrika ülkesinden 4 binden fazla öğrenci, ayrıca Türkiye burslarından da yararlanmaktadır. Afrikalı öğrencilerimizin ülkemize olan bu rağbeti bizleri son derece memnun etmektedir. Ayrıca Bakanlığımızın kendi öğrencilerine sunmuş olduğu Yurt Dışı Lisansüstü Burs Programı kapsamında lisansüstü eğitim almak üzere Afrika ülkelerinde de kendi öğrencilerimiz bulunmaktadır.” bilgisini verdi.

Farklı ülkelerin okullarıyla etkileşimde bulunmak, eğitim sistemlerini tanımak, öğrenciler arasında iletişim kanalı oluşturmak, sosyal ve kültürel alanda faaliyetlerde bulunmak amaçlarıyla Millî Eğitim Bakanlığının “Uluslararası Kardeş Okul Uygulaması” adı altında bir proje yürüttüğünü hatırlatan Özer, bu uygulama kapsamında 12 Afrika ülkesinden 18 okul ile Türk okulları arasında kardeş okul ilişkisi kurulduğunu ve başarılı bir şekilde yürütüldüğünü kaydetti.

Özer, gelecek dönem için Afrika ülkelerine yönelik hedeflerden birinin de Kardeş Okul Uygulaması’nı okullar arasında yaygınlaştırmak olduğunu ifade etti.

FETÖ ile mücadelede iş birliği ve Türkiye Maarif Vakfı
Özer, 15 Temmuz darbe girişimini hatırlatarak FETÖ’ye karşı iş birliği yapmanın hem çocukların hem de ülkelerin geleceği açısından büyük önem arz ettiğini söyledi.

Afrika ülkelerinin bu süreçte Türkiye’ye verdiği desteğe değinen Özer, “Bu süreç dâhilinde birçok Afrika ülkesinde FETÖ iltisaklı okullar ya kapatılmış ya da Türkiye Maarif Vakfına devredilmiştir. Afrika-Türkiye ilişkilerini eğitim boyutuyla derinleştiren Türkiye Maarif Vakfımız, 25 Afrika ülkesinde anaokulundan liseye kadar toplam 186 eğitim kurumunda 20 bin öğrenciye eğitim hizmeti vermektedir. Ayrıca Afrika’da bulunan Türkiye Maarif Vakfı okullarında 3 bin 183 Afrikalı kardeşimiz görev yapmaktadır. Bu okullarımızda istihdam edilmelerinden ve bu projeyi sahiplenerek canla başla çalışmalarından büyük memnuniyet duyduğumuzu ifade etmek isterim.” diye konuştu.

Millî Eğitim Bakanı Özer, 21. yüzyıl dünyasında bilgi ve iletişim teknolojilerinde hızla değişimler yaşandığını dile getirerek bir yandan da iklim değişikliği, doğal afet, savaş ve göç gibi dünyayı derinden sarsan gelişmelere tanıklık ettiklerini anlattı.

İki seneye yakın bir süredir dünyanın küresel bir salgınla mücadele ettiğini anımsatan Özer, bu salgının yaşamın tüm alanlarını derinden sarstığına dikkati çekti.

Özer, salgının en fazla etkilediği alanlardan birinin de eğitim olduğuna vurgu yaparak şöyle devam etti:
“Salgınla mücadele kapsamında dünya genelinde eş zamanlı olarak okullar yüz yüze eğitime kapatıldı. Her ülke kendi imkânları doğrultusunda eğitim sürecini yürütmeye çalışsa da eğitim alanında hâlihazırda var olan eşitsizliklerin daha da derinleşmesine yol açtı. Eğitimde var olan eşitsizliklerin derinleşmesi bugün tüm dünyada eğitim sistemlerinin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden birini oluşturmaktadır. Biliyoruz ki Afrika ülkeleri de bu süreçten oldukça etkilendiler. Pandemi sürecinin öğrenciler arasında oluşturduğu bu uçurumu kapatmak, bu sürecin yarattığı öğrenme kayıplarını ve psikososyal kayıpları telafi etmek eğitim politikalarımızın en büyük hedefi olmuştur. Yaşadığımız bu salgın sürecinde gereken dersleri çıkarmalıyız. Eğitim sistemlerimizi daha da hazırlıklı kılmak için ülkeler arası güçlü iş birliklerine her zamankinden çok daha fazla ihtiyaç vardır.”

Kovid-19 sürecinde mesleki eğitim
Özer, Türkiye ve Afrika ülkelerinin genç ve dinamik bir nüfusa sahip olması bakımından pek çok dünya ülkesine göre büyük bir avantaja sahip olduğunu ifade etti.

Ülkelerin sahip olduğu en değerli kaynağın beşerî sermaye olduğunu aktaran Özer, bu sermayenin niteliğini yükseltmede ve bireylere mesleki beceriler kazandırmada mesleki eğitimin önemli olduğunu söyledi.

Özer, iş gücü piyasalarında yaşanan dönüşüme cevap vermek ve eğitim sürecinin niteliğini artırmak için son yıllarda Türkiye’de mesleki ve teknik eğitimde başarılı adımlar attıklarına dikkati çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bir yandan eğitim, üretim, istihdam çevrimini güçlendirirken diğer taraftan da ilgili sektörlerimizle iş birliklerinin kapsamını genişlettik. Hızla değişen dünya mesleklerine göre müfredatı sektör temsilcileriyle birlikte güncelliyor ve işverenlerle birlikte iş gücü piyasasının ihtiyacı olan donanımda insan kaynağı üretimini sağlayarak genç işsizliğinin azaltılmasına da katkı sunuyoruz. Ayrıca meslek liselerimiz Kovid-19 salgınının başlangıcından itibaren toplumun ihtiyaç duyduğu maskeden dezenfektana, yüz koruyucu siperlikten tek kullanımlık önlüğe, solunum cihazına ve maske makinesine kadar çok sayıda ürünü üreterek salgının ilk şokunun atlatılmasında ve salgınla mücadelede aktif rol aldılar. Üretim kapasitesi ve eğitim süreçlerindeki iyileştirmelerle birlikte mesleki eğitimde Ar-Ge dönemine geçiş yaptık. Bu süreçte fikrî mülkiyet ve sınai haklarla ilgili geniş çaplı eğitimler gerçekleştirdik. Tüm bu iyileştirmelerin bir sonucu olarak mesleki eğitimde geliştirilen ve tescili alınan patent, faydalı model marka ve tasarım ürünleri her geçen gün artmakta ve gittikçe ticarileşme potansiyeli de iş gücü piyasası için potansiyel bir katkı verme enstrümanı olarak işlev görmektedir. Dolayısıyla yalnız mevcut ürünleri değil yenilikçi teknolojiler de mesleki ortaöğretim kurumlarında üretilmeye başlanmış, mesleki ortaöğretim kurumları ilk kez geliştirmiş oldukları ürünleri dünya ülkelerine ihracat etmeye başlamıştır.”

Mesleki eğitimde yaşanan bu dönüşümü daha ileri götürmek ve mesleki eğitimi her koşulda sürdürülebilir kalkınma için aktif bir enstrüman olarak kullanmak için uluslararası iş birliklerini önemsediklerini belirten Özer, Türkiye olarak her türlü bilgi ve deneyimi dost Afrika ülkeleri ile paylaşmaya hazır olduklarını ifade etti.

Toplantıda, Cibuti Millî Eğitim ve Mesleki Eğitim Bakanı Moustapha Mohamed Mahamoud, Fildişi Sahili Millî Eğitim ve Okuma-Yazma Bakanı Mariatou Kone, Gabon Yurttaşlık Eğitiminden Sorumlu, Yüksek Öğrenim, Bilimsel Araştırma, Teknoloji Transferi ve Millî Eğitim Bakanı Patrick Mouguiama Daouda, Gambiya Temel ve Ortaöğretim Bakanı Claudiana Cole, Gine Bissau Millî Eğitim ve Yüksek Öğretim Bakanı Cirilo Mama Saliu Djalo, Kongo İlk ve Orta Öğretim ile Okuryazarlık Bakanı Jean Luc Mouthou, Kongo Demokratik Cumhuriyeti İlk, Orta ve Teknik Öğretim Bakanı Tony Mwaba Kazad, Libya Millî Birlik Hükümeti (MBH) Eğitim Bakanı Musa El-Magrif, Moritanya Millî Eğitim ve Eğitim Sisteminde Reform Bakanı Mohamed Melainine Eyih, Nijer Millî Eğitim Bakanı Dr. Rabiou Ousmane, Sierra Leone Teknik ve Yüksek Öğrenim Bakanı Prof. Alpha T. Wurie, Sierra Leone İlk ve Orta Okul Eğitimi Bakanı Dr. David Moinina Sengeh, Somali Eğitim, Kültür ve Yüksek Öğretim Bakanı Abdullahi Abukar Haji ve Zimbabve İlk ve Orta Öğretim Bakanı Dr. Evelyn Ndlovu da konuşma yaptı.

Zirvenin eğitim bakanları oturumu kapanışında yeniden söz alan Millî Eğitim Bakanı Mahmut Özer, konuk bakanlara iletilen “Türkiye’de Eğitimin 20 Yılı” kitabına atıfta bulunarak özellikle ortaöğretim ve yükseköğretimdeki okullaşma oranlarının en fazla arttığı dönemin son 20 yıl olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin eğitim alanında en büyük kitleselleşmeyi elde ettiği ve en fazla kapsayıcılığı yaşadığı dönemin son 20 yıla denk geldiğini söyleyen Özer şunları kaydetti:
“Burada Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük liderliği var. Türkiye Cumhuriyeti Devleti hükümetlerinde her zaman Millî Eğitim Bakanlığının bütçesi diğer bakanlıklara göre en yüksek bütçe oldu. Bundan bir hafta önce de biz 2022 yılı bütçe görüşmelerine katıldık ve toplam bütçenin yüzde 15.7’sine tekabül edecek şekilde ve yine en yüksek miktar olmak üzere Millî Eğitim Bakanlığımıza tahsis edildi.”

Özellikle mesleki eğitim, eğitim teknolojileri alanında paylaşılacak çok şey olduğunu görmekten büyük mutluluk duyduğunu belirten Özer, Türkiye’nin eğitim alanında fiziksel altyapıda gerçekleştirdiği iyileşmelerin ardından eğitimde fırsat eşitliğini sürekli artıracak, eğitimin kalitesini iyileştirecek bir kültürü sistemin içine yerleştirmek için büyük çaba sarf ettiklerini ifade etti.

Ağırlık verilen 4 konu olduğunu anımsatan Bakan Özer, şunları söyledi:
“Birinci konu eğitimdeki eşitsizliklerin başladığı nokta olan okul öncesi eğitimlerin yaygınlaştırılması… Ebeveynlerin sosyoekonomik seviyesi eğitimin özellikle ilk yıllarındaki akademik performansa doğrudan etkide bulunuyor. Dolayısıyla bizim birinci önceliğimiz eğitime sosyoekonomik seviyesi, gelir seviyesi ne olursa olsun tüm vatandaşlarımızın çocuklarının erişebilirliğini sağlamak. Şu anda Türkiye’de 3 yaş grubunda okullaşma oranı yüzde 14’tür. Bunu, 2022 yılı sonu itibarıyla yüzde 50’ye çıkarmayı hedefliyoruz. 4 yaş grubunda okullaşma oranı yüzde 35’tir. Bunu da 2022 yılı sonu itibarıyla yüzde 70’lerin üzerine çıkarmayı planlıyoruz. 5 yaş grubunda ise okullaşma oranı yüzde 78 ve bunu da 2022 yılı sonu itibarıyla yüzde 100’e çıkarmayı hedefliyoruz. Bununla ilgili bütçe planlamalarımızı yaptık.

2022 yılı içindeki hedefimiz, okullar arası imkân farklılıklarını minimuma indirmek. Bu da eğitimde fırsat eşitliğini artırmayla ilgili ikinci önceliğimiz.

Üçüncü önceliğimiz, öğretmenlerin mesleki gelişimlerini desteklemek. Hepinizin malumu olduğu üzere bir eğitim sistemi, “öğretmenlerin kalitesi” kadar kalitelidir. Onu aşabilmesi mümkün değil. Dolayısıyla 1.2 milyon öğretmenin olduğu bir sistemde biz Bakanlık olarak öğretmenlerimizi sadece öğretmenlik mesleki gelişimi bağlamında değil aynı zamanda psikososyal, kişisel gelişim, liderlik eğitimi gibi desteklerle çok boyutlu olarak desteklemeyi hedefliyoruz.

Bir diğer konumuz ise burada sıklıkla siz değerli Bakanlar tarafından dile getirilen mesleki eğitim
Mesleki eğitimin Türkiye’nin uluslararası alanda açılım yapacağı en önemli konulardan birini oluşturduğunu belirten Özer, “Mesleki eğitim, dünyadaki eğitim sistemlerine baktığımız zaman genelde sosyo ekonomik seviyesi dezavantajlı olan ailelerin çocuklarının gittiği bir eğitim türüne giderek dönüşme eğilimine sahip. Ama Türkiye’de son üç dört yıl içinde yaptığımız hamlelerle bu uluslararası patern, değişmeye başladı. Akademik olarak başarılı öğrencilerin gittiği, iş gücü piyasasının insan kaynağını yetiştirmesinde çok önemli mesafelerin alındığı, üretim kapasitesi ile uygulamalı eğitimlerin çok rahat bir şekilde verilebildiği bir alan hâline geldi.” dedi.

Artık mesleki eğitimin atölye ve laboratuvarların tüm ihtiyaçlarını kendisinin giderebildiği, hatta ekonomiye de ciddi katkı sağlayabilecek bir noktaya gelmesinden mutluluk duyduğunu belirten Özer, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye’de iki mesleki teknik Anadolu lisemiz hızlı antijen kiti üretti. İnşallah Sağlık Bakanlığından onay aldıktan sonra okullarımızda bu antijen kitlerini çok rahat bir şekilde kullanabileceğiz. Kovid-19 ortamında eğitimin sürdürülebilirliğini sağlamak için üretilen bu antijen kitlerini siz değerli Bakanlarımızla paylaşabilme imkânımız olabileceğini düşünüyorum. İnanıyorum ki burada ülkelerimiz arasında atacağımız iş birliği adımları, gelecek nesillerimizin daha müreffeh bir yaşam sürmelerine katkı sağlayacaktır.”

Türkiye’nin 2021-2025 dönemi için yeniden UNESCO yürütme kurulu üyeliğine seçilmesi konusundaki destekleri için Afrika ülkelerindeki mevkidaşlarına teşekkür eden Özer, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Tüm platformlarda Afrika’ya her türlü desteği vermeye gayret gösteren Türkiye’nin Afrika halklarının her zaman ve her anlamda yanında olmaya devam edeceğini de özellikle belirtmek istiyorum.

Sayın Cumhurbaşkanı’mızın değindiği bir nokta var: “Dünya beşten büyüktür.” diyor Sayın Cumhurbaşkanımız… Bunun da güzel bir örneğini burada sizlerle birlikte 3. Türkiye Afrika Ortaklık Zirvesi vesilesiyle gösterdiğimize inanıyorum. Dünya eğitimde de beşten büyüktür.

Katılımlarımız ve yapacağınız tüm katkılar için teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum.”

Kaynak: MEB

Okumaya Devam Edin
Yorum yapmak için tıklayın

Yorum Yapın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Eğitim

İzmir’de Fabrika Gibi Okul: Cirosu 1 milyon TL’ye Yaklaştı

İzmir Bergama Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi öğrencilerinin ürettiği mobilyalar, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Kütüphanesiz Okul Kalmasın’ kampanyası kapsamında ihtiyaçları doğrultusunda 6 ilçede bulunan 99 okula gönderilirken, okulun cirosu ise neredeyse 1 milyon TL’yi buldu.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

İzmir'de Fabrika Gibi Okul: Cirosu 1 milyon TL'ye Yaklaştı

İzmir Bergama Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesinde öğrenim gören 46 öğrenci, iki atölyede 4 öğretmenin de desteği ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından başlatılan ‘Kütüphanesiz Okul Kalmasın’ kampanyası kapsamında çalışmalar gerçekleştirdi. Öğrenciler tarafından yapılan dolap, raf, masa ve satranç masaları okul yönetimi tarafından kütüphane malzemesine ihtiyaç duyulan Menemen, Foça, Aliağa, Dikili, Kınık ve Bergama’da bulunan toplamda 99 okula gönderildi. Okulun cirosu ise neredeyse 1 milyon TL.

“Toplam ciromuz 985 bin 595 bin lira”

Organize sanayi bölgelerinde ihtiyaç duyulan nitelikteki elemanları, okullarında eğitim vererek ve onları geliştirerek işletmelere yerleştirme görevleri olduğunu belirten Bergama Şehit Ömer Yiğit Ulus Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Okul Müdürü Ayhan Kuzu, “6 ilçede bakanlığımızın yapmış olduğu ‘Kütüphanesiz Okul Kalmasın’ projesi kapsamında 99 okula kütüphane malzemeleri yaptık. Kütüphane malzemeleri haricinde bunların laminat parkelerin döşenmesi, perdelerin hazırlanması ve boyası badanası gerçekleştirildi. Toplam ciromuz 985 bin 595 bin lira. Nerdeyse 1 milyon liraya yakın bir rakam. Yaşadığımız bölgeden aldığımız malzemelere 425 bin lira gibi bir rakamda ödemelerde bulunduk. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimiz bunlardan bir gelir elde etti. Bu tabii öğrencilerimizi çok mutlu etti. Emeklerinin karşılıklarını aldılar. Arkadaşlarımız kütüphane haricinde özel eğitim sınıfları, karavan imalatı, hamaktan oturma gruplarına varana kadar değişik üretimler yapıyor” dedi.

“Okulumuz konsorsiyum lideri gibi”

Okulun bünyesinde bilişim ve metal işleri bölümlerinin de bulunduğunu ifade eden Kuzu, “Veri kurtarma, bilgisayar arızalarını giderme, mobil cihazlardaki kaybolan verilerin geri çağrılması gibi işler de yapmaktayız. Metal işleri bölümünde ise sandalye ve masa yapımı ürünlerimizin arasında. Döner sermaye işletmesi olan okulumuz hem ülke ekonomisine katkı veriyor hem de yöre esnafı ile makine parkını ortak kullanıyoruz. Meslek liseleri şu anda bir adım daha öne geçerek bakanlığımızın organize sanayi bölgeleri ile yapmış olduğu iş birliği çerçevesinde okulumuz, Bergama Organize Sanayi Bölgesi İtibar Bürosu oldu. Organize sanayi bölgelerinde ihtiyaç duyulan nitelikte eleman ihtiyaçlarının karşılanmasında okulumuz konsorsiyum lideri gibi. Bölgemize bulunan meslek liselerinden mezun öğrencileri, aranılan nitelikteki elemanları haline getirerek, onlara eğitim vererek işletmelere yerleştirme görevimiz var. Bu da tabi bize büyük bir mutluluk veriyor. Mezunlarımızın yüzde 90’ına yakını kendi meslek dallarında işe giriyorlar. Devletimizin yapmış olduğu mesleki eğitime harcama karşılık bulmuş oluyor” diye konuştu.

46 öğrenci ve 4 öğretmen 99 okula yetişti

Öğrenciler tarafından güncel tasarımlar ile üretilen kütüphane malzemeleri büyük bir beğeni kazanırken, öğrenciler ürettikleri mobilyaların montaj işlemlerini de kendileri gerçekleştirdi. Proje kapsamındaki 99 okulda yaptıkları işlemleri anlatan Mobilya ve İç Mekan Tasarımı Bölüm Şefi Mustafa Başoğlu, “Bu okulların laminat parkesi, boyası ve perde malzemelerini tamamlayarak her okula birer kütüphane oluşturduk. Sadece merkezi okullar değil Bergama’nın en ücra köyüne bile, Kınık’ta, Foça’da, Dikili’de, Menemen’de bize düşen okulların kütüphanelerinin montajlarını yaparak yerlerine ulaştırdık. 9, 10 ve 11. sınıflarımızdan toplam 46 öğrenci ve onlara yardım eden 4 öğretmen ile birlikte bu projeyi tamamladık” dedi.
Öğrenciler de ilk hedeflerinin üniversite bitirmek olduğunu ifade ederek eğitim hayatlarının ardından kendi mesleki alanlarında ticaretle uğraşmak istediklerini dile getirdi.

Kaynak: İHA

Okumaya Devam Edin

Gündem

‘Öğretmen Bilişim Ağı’ Yarıyıl Tatilinde Kullanıma Hazır

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), öğretmenlere isteğe bağlı kapsamlı eğitim programı için yeni dijital platform Öğretmen Bilişim Ağı’nı (ÖBA), ilk kez 24 Ocak-6 Şubat’taki iki haftalık yarıyıl tatilinde uygulayacak.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

'Öğretmen Bilişim Ağı' Yarıyıl Tatilinde Kullanıma Hazır

Ankara

Milli Eğitim Bakanlığından (MEB) yapılan açıklamaya göre, öğretmenler, kendileri için hazırlanan hizmet içi eğitim faaliyetlerine ÖBA üzerinden katılabilecek. Seminerlere katılım isteğe bağlı olacak. Seminerler, belirtilen tarih aralığında sürekli yayında olacak, internet bağlantısı olan herhangi bir yerden katılım sağlanabilecek.

Seminerlere ÖBA platformu “www.oba.gov.tr”den giriş yapılacak. Öğretmenler MEBBİS ya da e-Devlet şifreleri ile sisteme giriş yaparak sunulan eğitim konularından birine ya da isterlerse daha fazlasına katılabilecek. Seminerleri tamamlayan öğretmenlere “seminer katılım belgesi” MEBBİS hizmet içi eğitim modülünden e-sertifika olarak verilecek.

Bu dönemde eğitim erişimi sağlanan 9 farklı konu şöyle:

“Fikri ve sınai mülkiyet hakları eğitimi, iklim değişikliği ve çevre eğitimi, ilk yardım eğitimi, kütüphane organizasyonu ve kullanımı eğitimi, İngilizce dil sistemi öğretim becerilerinin geliştirilmesi eğitimi, geçici koruma statüsündeki çocuklara yönelik rehberlik hizmetleri eğitimi, geçici koruma statüsündeki çocuklarla psikolojik danışma becerileri eğitimi, dijital becerilerin geliştirilmesi eğitimi ve etkinlik temelli ders tasarımı eğitimi.”

“Öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerinin çok boyutlu desteklenmesine odaklanıyoruz”

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede, bu dönem odaklandıkları konuların başında öğretmenlerin mesleki ve kişisel gelişimlerinin çok boyutlu desteklenmesinin yer aldığına işaret etti.

Bu kapsamda çok boyutlu adım attıklarını dile getiren Özer, şunları kaydetti:

“Bu attığımız adımların sonuçlara olumlu yansımasını görmekten mutluluk duyuyorum. 2021’de düzenlediğimiz eğitimlere katılan öğretmen sayımız 2020 yılına göre yüzde 134 artarken bu artışla son 10 yılın en yüksek kişi başı eğitim saatine ulaşmış olduk. Buna göre, öğretmen başına eğitim saati, 2020’de 41,6 saat iken bu oran 2021’de yüzde 125 artışla 93,4 saate ulaştı. Bu süreçleri başarı ile yürüten Öğretmen Yetiştirme Genel Müdürlüğümüze çok teşekkür ediyorum.”

Bakan Özer, uzaktan eğitimde öğretmenlerin eğitim seçeneklerini zenginleştirmek için Öğretmen Bilişim Ağı’nı kurduklarını belirterek, bu platformun ilk kez iki haftalık yarıyıl tatilinde kullanılacağına dikkati çekti.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Okumaya Devam Edin

Eğitim

Azerbaycanlı 680 Öğrenci, Türkçe Yeterlilik Sınavı’na Katıldı

Yunus Emre Enstitüsünün (YEE) Bakü’de düzenlediği Türkçe Yeterlilik Sınavı’na (TYS) 680 aday katıldı.

Yayınlandı:

, Tarih:

Yayınlayan:

Azerbaycanlı 680 Öğrenci, Türkçe Yeterlilik Sınavı'na Katıldı

Bakü

YEE‘nin 36 ülke ve 40 merkezde eş zamanlı gerçekleştirdiği TYS, Azerbaycan‘da Bakü Türk Anadolu Lisesinde yapıldı.

Bakü YEE’den yapılan açıklamada, yılın ilk sınavına rekor katılımın önceki yıllarda olduğu gibi Azerbaycan’da gerçekleştiği belirtildi.

Açıklamada, sınava 680 Azerbaycanlı öğrencinin katıldığı bildirildi.

Türkiye’nin Bakü Büyükelçisi Cahit Bağcı da sınavın yapıldığı liseye gelerek öğrencilerle sohbet etti.

Büyükelçi Bağcı, görme engelli Nezrin Aliyeva’ya “hangi üniversitede ve nerede okuyacağını” sordu. Aliyeva da “Hacettepe Üniversitesinde psikoloji bölümünde” okumak istediğini söyledi.

Bağcı, Aliyeva’yı kutladı ve başarı diledi.

Sınav sonuçlarını takip edeceğini belirten Bağcı, üniversitelere yerleştikten sonra da öğrencilerle ilgileneceğini ifade ederek başarı temennisinde bulundu.

Farklı kültür sanat etkinliklerinin yanında eğitim alanında da önemli adımlar atan Enstitü, Türkiye’de okumak, çalışmak ve Türkçe dil yeterliğini belgelendirmek isteyen adaylar için büyük fırsat sunuyor.

Özellikle üniversitelerin çevrim içi derslere başlayacağı bu dönemde Türkçe sertifikalarını bulundukları ülkelerden alabilecek olmaları adaylara ayrıca avantaj sağlıyor.

TYS ile Türkçenin uluslararası ölçekte standart bir sınava kavuşması ve yurt dışından öğrenci kabulünü kolaylaştıran politikalara destek olunması amaçlanıyor.

Sınavda adaylara okuma, dinleme, yazma ve konuşma alanında sorular yöneltiliyor. Bu alanlarda başarılı olanlar Türkçe Yeterlik Belgesi’ne sahip oluyor ve Türkiye’de herhangi bir üniversitede eğitim alma hakkı kazandıklarında Türkçe hazırlık sınıfı okumaktan muaf tutuluyor.

Kaynak: Anadolu Ajnası

Okumaya Devam Edin

Popüler